0%

KÜLTÜR EVLERİ

İĞNE OYASI KURSU 1

İĞNE OYASI KURSU 1

Dünya literatürüne "Türk Danteli" olarak girmiş olan iğne oyalarının Anadolu'da çok eskilere dayanan belgeleri bulunmuştur. Avrupa ise iğne oyası ile 16. yüzyılda tanışmıştır. Kökeni araştırıldığında bazı örgü adlarının Ege masallarında geçtiği, 1905'de Menfiz kazılarında bulunan eski örneklerden de bu sanatın başlangıcının M.Ö 2000 yıllarına kadar uzadığı tespit edilmiştir. Diğer kaynaklarda ise iğne ile yapılan bu oyaların 12. yüzyılda Anadolu'dan Balkanlara oradan da İtalya yoluyla Avrupa'ya yayıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca batı ülkelerinin daha eski kaynaklarında iğne oyası benzeri bir örgüye rastlanmamakla beraber bu ülkelerin dillerinde "oya" sözcüğünün karşılığı da bulunmamaktadır.  

   

İğne oyasının asıl malzemeleri iğne ve ipek ipliğidir. Bunlardan başka çivi, tığ vb. gibi araçlar da kullanılarak oyaların özellikle kök, göbek kısımları hazırlanabilmektedir. Ayrıca iplik olarak da değişik kullanım amaçlarına bağlı olarak ibrişim (bükülmüş ipek ipliği), floş (bükülmemiş ipek ipliği), naylon, sim, dantel iplikleri gibi birçok iplik çeşidi kullanılmaktadır. Süsleme amacıyla pul, boncuk gibi malzemelerin kullanılabilmesi de iğne oyalarının çeşitliliğine ve kullanım alanlarının çoğalmasına neden oluşturmaktadır.

 

Oya, iğne ve iplik kullanılarak süslemek ve süslenmek amacıyla yapılan dantele benzeyen bir sanattır. İğne oyalarının en belirgin özelliği normal dantellere özgü iki boyutlu görünümden ayrı ve çoğunlukla üç boyutlu olarak da yapılan bir el örgüsü özelliği taşımasıdır.

 

İğnelere takılı ipliğin kumaş kenarında oluşturulan küçük gözeneklerden geçirilip sıkıştırılması ile meydana gelen düğümlerin devam ettirilmesine bağlı olarak yapılan bir el işidir. Oluşan düğümler sıkıştırıldıkça örgü gözleri de küçülür. Kullanılan ipin ipek ya da sentetik olmasına göre gözeneklerin büyüklüğü değişir. İğne üzerine iplikle ilmek atarak ve iğneyi bu ilmeğin içinden geçirip çekerek yapılan iğne oyalarının; kare, dikdörtgen, eşkenar üçgen ve üçgen olmak üzere birkaç ilmek çeşidi bulunur. Tekli sarma veya çiftli sarma biçiminde yapılabilen iğne oyalarının, tekli sarmasında önce kumaşa batırılan iğnenin üstüne ipliğin sağdan sola çevrilmesiyle bir halka oluşturulur. İlmekler belli aralıklarla tekrar edilerek zürafa (zürefa, zırafe) adı verilen birinci sıra tamamlanır. Dönüş sırasında aynı ilmek soldan sağa doğru yönlendirilen halka içinden geçirilerek yapılmaktadır. İkinci sıra ise ya birinci sıradaki ilmeklerin birleşme noktalarına ya da ilmeğin ortasına iğneyi batırarak aynı işlemler sürdürülerek kök ve ana oya gibi bordürü oluşturacak motifler meydana getirilerek yapılmaktadır. Örgü çeşidine göre birli, pirinç, zürafa, mecnun yuvası, tırabzan vb. gibi adlar verilmektedir.

 

İğne oyalarının şekillerinin bozulmadan kullanılması, dik durması için eskiden oyaların aralarına at kuyruklarından çekilen kıllar kullanılırmış. Günümüzde ise sert naylon iplik, anten teli, misina gibi malzemeler kullanılmaktadır. Piyasada satılan ve oyanın özelliğine göre kullanılabilecek kolalardan başka yumurta akı kolası, şeker kolası veya jelatin kolaları da oyaların istenildiğinde tekrar şekillenmesine yardımcı olur.

 

İğne oyaları eskiden para ve tütün kesesi, gözlük, tespih, cep saati (köstek) kılıfı, mendil kenarı süsleri olarak erkeklere özgü eşyalarda kadının erkeğine verdiği değeri sergilemiştir. Sandık, sehpa, semen, tepsi, ayna örtüleri, duvar panoları ve bu gibi şekillerde hazırlanarak evleri süslemede kullanılmıştır. Yatak takımları, bohçalar, baş örtüleri, yemeniler, grepler, mevlit bezleri ve seccade kenarları gibi yerlerde kullanılarak çeyizler için hazırlanmıştır. Elbise ve geceliklerin kol ve yaka kısımlarında, saç tokası, fular, yaka süsü olarak da süslenmek amacıyla kullanılmıştır. Gelinler için de farklı özelliklerde çeşitli çiçek motifleri yapılarak hotoz süslemelerine ayrı bir özellik kazandırmıştır.

 

Çeşit bakımından yeterince zengin olan iğne oyalarında genel olarak birçok bitki sanki sonsuzluğu bulur. Çünkü oyalar doğadan esinlenir ve onlara benzedikleri çiçeğin, meyvenin, sebzenin, nesnenin, yaprağın isimleri verilir.

 

Örneğin; papatya, küpe çiçeği, karanfil, hanımeli, gül, menekşe, yıldız, iğde çiçeği, hercai menekşesi, biber, limon, portakal, kiraz, dut, çilek, üzüm, meşe yaprağı, sümbül, pıtrak oyası, şayka (çivi) oyası gibi...

 

İşte her haliyle asırlardır bir kültürle var olan içten gelen gönülden süzülen, yaratıcı kadınlarımızın sabırlı yüreklerinde filizlenen, marifetli ellerinde açan çiçeklerdir iğne oyaları. Geçmişten geleceğe yüzyılların el emekleri, göz nurlarıyla açmış, sanatın en güzel biçimiyle…


HAFTA İÇİ HERGÜN

Saat: 09.45 - 10.30 saatleri arası İğne Oyası 1 kursumuz açıktır.

  • Öğretici Bilgileri

    Nazan GÖKYAR
    USTA ÖĞRETİCİ

KÜLTÜR EVİ 1

  • Adres: HATUNİYE MAHALLESİ HACI HAFIZ TEVFİK SOK. NO: 3 YALI APARTMANI KAT:2 (ÖĞRETMEN EVİ YANI)
  • Telefon: 0(358) 212 74 96
  • Faks:
  • E-Posta: kulturevleri@amasya.bel.tr

Amasya Belediyesi Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğü
55 Evler Mahallesi Mehmet Varinli Caddesi No: 95/101 AMASYA
Telefon : 0358 212 01 27
Faks : 0358 212 01 26
E-Posta : amasya@amasya.bel.tr