KÜLTÜR EVLERİ

EL NAKIŞLARI KURSU

EL NAKIŞLARI KURSU

Pamuk ya da ipekten yapılmış, beyaz ya da renkli, kalın ve ince kumaşlar üzerine; ipek, yün, keten, pamuk v.b. gibi iplikler kullanarak elde iğne veya tığ ile, düz ve kabarık değişik iğne teknikleri kullanılarak yapılan süslemelere El Nakışı denir. İşlenecek yüzeyin gerilmesinde çoğunlukla gergef, kasnak gibi araçlar kullanılabildiği gibi bazı tekniklerde kağıtta kullanılabilmektedir.

 

Türk işlemelerinin tarihi çok eskidir, araştırmalar sonunda XIII. yy.da Türklerle beraber doğduğu, Orta Asya’dan Avrupa’ya yayıldığı ortaya çıkmıştır. Fakat bugün elimizde XV. yy.dan daha öncesine ait örnekler bulunmamaktadır.  İşleme sanatı da diğer el sanatları gibi, insanların günlük ihtiyacını karşılamak, giyecek ve kullanılacak eşyaları bezemek arzusuyla doğmuştur. İnsanoğlunun, iki parçayı birbirine ekleme, düz bir dikişi bile dekoratif anlamda, yapma fikriyle gelişmiş bir sanat dalıdır. Tarihin yazıyla birlikte başlamış olmasına rağmen, işlemenin ne zaman ve nerede ortaya çıktığını söylemek kesinlikle mümkün değildir. Ancak Anadolu’da yapılan kazılarda bulunan ineler, neolitik çağdan beri Anadolu’da iğneyle yapılan işlerin varlığını ortaya koymaktadır. Tarihi çok eskilere dayanan işleme sanatının, mitoloji ve efsanelerde de sözü geçmektedir. İlyada efsanesinde “Odeyeseus kılık değiştirerek Lykomede’nin evine gider ve bohçasındaki işlemeleri gösterir” Mitolojide ise; Musa peygamberin kutsal sandığının örtüsünün işlemeli olmasını istediği için Nuh peygamberin kızı Noemanın gergefi bulduğundan bahsedilmektedir. Türk işlemeleri bölgelere göre gelişmiş ve o bölgelerin iklim şartları, örf ve adetleriyle ilgilenmiştir. Türk kadın ve kızları geleneklerine uyarak çeyizlerine, giysilerine, kullanacakları eşyaların üzerine işemek gereği duymuşlar ince bir zevkle renk, motif ve tekniği birleştirip sanat eserleri meydana getirmişler. Konu ve renk için tabiattan ve evrelerinden yararlanmışlardır. Türk işlemelerinin gelişmesinin, yayılmasının ve bu işlemlere önem verilmesinin başlıca nedeni, en değerli yerlere üzeri nakışlı eşyalar hediye etmek adet ve zevkinden doğmuştur. Renk ve motifler, adetleri gereğince fazla konuşmayan Türk kadınının aynı zamanda konuşma lisanıdır.  Çok dar bir çevresi olan Türk kadınının gönüllerinden geldi gibi çizip, insanı büyüleyen renkler, altın ve gümüş simlerle sanat eseri değerindeki işlemeler yapması, Avrupa’da da hayret ve takdirle karşılanmaktadır. Türk işlemelerinin en parlak devri, XVII. ve XVIII. yüzyıllara rastlar. Bu çağda işlemeler, kıymetli kumaşlar üzerine bol miktarda altın ve gümüş sim kullanarak ve ipeklerle işlenmiştir. Günümüzde hayat şartlarının değişmesi nedeniyle zor olan bu nakışlar az işlenir olmuş ve eski ince işleme şeklini kaybetmiştir. Halen eski işlemeler renk ve desen karakteri bozulmadan modernize edilerek güzel, zevkli işlemeler meydana getirilmektedir. Hesap işi, çin iğnesi, fisto, antika, ajur, zincir, aplike bunların başlıcalarıdır.

 

 

İPEK NEDİR:

 

İpek, büyük ölçüde yetiştirilen ipekböceği kozasından(doğal ipek) o da doğada bulunan, ipek Böceklerinin kozalarından elde edilen protein kökenli salgı ürünü hayvansal liftir.

 

İpek dutla beslenen ipek böceklerinin ürettikleri ipek ve dutla beslenmeyen ipek böceklerinin ürettikleri yabani ipek olmak üzere iki grup alyonda incelenir.


TÜRKİYE'DE İPEK NEDİR:

 

İpek Anadolu’ya MS 552 yılında Bizanslılar zamanında gelmiştir. İpekçiliğin esas gelişmesi daha çok Osmanlılar zamanında görülmüştür ve İmparatorlukla birlikte hemen hemen ülkenin her yerine yayılmıştır. Mevcut bilgilere göre 1840-1860 yılları arasında ipekçilik önemli bir gelişme göstermiş ve pek çok bölgede ipek çekim sistemlerinin kurulmuştur. 1860 yılından itibaren ipek böceklerinde görülen karataban hastalığının etkisiyle ve Süveyş Kanalının açılmasıyla Çin’den daha ucuza getirilebilmesi nedeniyle ipekçilik ülkemizde gerilemiştir. Daha sonra tohum yetiştirmede yapılan bir değişiklik sonucunda 1908 yıllarına kadar tekrar artış göstermiştir. Ancak 1. Dünya savaşı nedeniyle üretim tekrar düşmüştür. Daha sonra tekrar küçük bir artış olsa da, hiç bir zaman 1908 yılındaki üretimi yakalayamamıştır. 1960 yılından sonra yeni bir ırkın yetiştirilmesine geçilmiştir. 1971 yılından bu yana önce Bursa daha sonra Eskişehir, Sakarya ve Hatay illerinde üretim yapılmıştır. Türkiye’de ipek üretimi ve kalitesi yetersizdir. Türkiye’de yetiştirilen ipekler özellikle halı imalatında kullanılabilmektedir. İpek Hereke, Kocaeli ve Kayseri de halı yapımında kullanılmaktadır.

 

İPEK BÖCEĞİYLE GELEN EL SANATI NEDİR:

 

İpek böceği, diğer adı barama böceği Amasya Merkeze yakın Sıraböcekhane köyünde ve yakın köylerde bizlerin bildiği kadarıyla ninelerimiz üretimini yapıyordu. Aynı zamanda bunlara bizlerde şahit olduk. Toplaması özel gün olarak bilinir, yakın çevredekileri davet ederek, özel yemekler, ikramlar hazırlanarak ipek böceği beraberce toplanırdı. Üretimi dut ağaçları ile olduğu için, zirai ilaçların bağı bahçeleri ilaç olarak verildiğinden dut ağaçları kurumaya, yok olmaya başladı. Bunun sonucunda üretim azaldı. 

 

İpek böceği özel sıraböcüklük denilen evlerde özel olarak yetiştirilirdi. Bu köyün ismi de Sıraböcekhane olarak bilinirdi. Sonraları ‘İpek Köy’ şeklinde değiştirildi. 



HAFTA İÇİ HERGÜN

Saat: 09.45 - 10.30 saatleri arası El Nakışları kursumuz açıktır.

  • Öğretici Bilgileri

    Necla KAÇAR
    USTA ÖĞRETİCİ

KÜLTÜR EVİ 8

  • Adres: BAHÇELERİÇİ MAH. ZÜBEYDE HANIM CADDESİ NO:110
  • Telefon: 0(358) 212 74 96
  • Faks:
  • E-Posta: kulturevleri@amasya.bel.tr

Amasya Belediyesi Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğü
55 Evler Mahallesi Mehmet Varinli Caddesi No: 95/101 AMASYA
Telefon : 0358 212 01 27
Faks : 0358 212 01 26
E-Posta : amasya@amasya.bel.tr